Çocuk İstismarı sebebi ile tutuklanan MHP Diyarbakır İl Başkanı Cihan Kayaalp beraat etti gündem oldu. Cihan Kayaalp hakkındaki iddialar nelerdi? Cihan Kayaalp neyle suçlandı? Mağdur kimdi? Neler yaşandı? soruları da yeniden aranmaya başlandı.

MHP Diyarbakır İl Başkanlığı’nın feshedilmesinden bir gün sonra gözaltına alınması ve  , 'zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı ve cinsel taciz' suçlamasında 49 yıl hapis cezası istenmesi ile hatırlanan Cihan Kayaalp beraat etti.

MHP, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada ‘görülen lüzum’ üzerine Diyarbakır il başkanlığını kapattığını açıklamış, sonrasında ise MHP Diyarbakır İl Başkanı Cihan Kayaalp cinsel istismar sebebiyle gözaltına alınarak tutuklanmıştı ki konu ile ilgili daha önce de Semih Yalçın 'Farklı kaynaklardan yanıltılıyor da olabilirdik, o yüzden detaylı inceledik. İşin vahim boyutlarını anlayınca da tüm bu iddiaların emniyetimiz ve yargımız tarafından araştırılması için herhangi bir gölge şüphe kalmaması için il teşkilatını derhal feshetme kararı aldık' demişti.

Diyarbakır'da feshedilen MHP teşkilatının il başkanı Cihan Kayaalp tutuklandı - Son Dakika Haberleri

Gazete Duvar’da yer alan habere göre; mağdur ailenin avukatları, MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın'ın gazeteci Nagehan Alçın'a verdiği söyleşideki sözleri nedeniyle tanık olarak dinlenmesini istediklerini ancak mahkemenin bu talebi iki kez reddettiğini söylediler.

Cihan Kayaalp hakkındaki iddialar nelerdi? Cihan Kayaalp neyle suçlandı? Mağdur kimdi? Neler yaşandı? Çocuk Neler Anlattı?

MHP'li Kayaalp'i şikayet eden okul müdürünün bildirilmesi istendi

Başörtüsü Teklifi "Ortam Uygun Hale Gelince Bakarız” Sözleri İle Dikkat Çekti! Başörtüsü Teklifi "Ortam Uygun Hale Gelince Bakarız” Sözleri İle Dikkat Çekti!

Basında ve sosyal medyada çokça yer alan olayda T24’ten Rabia Çetin’in haberine göre; Gizlilik kararı verilen soruşturma şöyle anlatılmıştı;

Diyarbakır’da bir imam hatip lisesinin 3. sınıfında okuyan 17 yaşındaki çocuk, anlatımlarında, okuldan arkadaşı olan bir çocuk aracılığıyla MHP Diyarbakır İlçe Teşkilatı’na gittiğini ve Cihan Kayaalp ile ilk kez burada tanıştığını söylemiş ve yaşanılanları şu şekilde anlatmıştı;

"Okuldan bir arkadaşımla tanıştıktan sonra bana siyasi görüşümü sordu. Kendisine görüşümü söyledim, bunun üzerine beni Tesisler’deki MHP ilçe teşkilatına götürdü. Burada beni Onur Karadeniz’le tanıştırdı.

Bundan 1,5-2 ay sonra Gaziler Anadolu Lisesi tarafında bulunan Yüzevler Villaları’nda bulunan 3 katlı, teraslı parti bürosuna götürdü. M.D buranın partinin bürosu olduğunu söylemiş ve “Herkes buraya gelemez” demişti. Buradayken Şeyhmus Demir ile tanıştım.

Daha sonra il başkanı Cihan Kayaalp geldi. Beni tanışmak için odasına çağırdı. Arkadaşım ile birlikte Cihan’ın odasına geçtik. Yanımda arkadaşım varken Cihan isimli şahıs bana adımı, soyadımı, babamın ne iş yaptığını ve partiye karşı tutumumu sordu. Bu şekilde tanıştık.”

Şubat ayında istismarın başladığını, buna izin vermediğinde İSE Kayaalp’in kendisini zorladığını söyleyen çocuk şöyle devam etmişti;

“Korkudan bu olayı kimseye anlatamadım. Bu tarihten bir iki gün sonra arkadaşım ile aynı yere tekrar gittik. Cihan Kayaalp yine odasında tek başına oturuyordu. Yine aynı şeyleri yapmamı istedi. Bu durum o gün 45 dakika 1 saat kadar sürdü. Yine yapmak istemediğimde zorladı.”

“Şubat’tan Haziran ayına kadar sadece Nisan ayında 3 hafta sınavlarım var diye gitmedim. Oraya gittiğimizde çay getirip götürüyorduk. Oraya gitmediğimde beni arıyorlardı, neden gitmediğimi soruyorlardı. Ya da M.D aracılığıyla bana ulaşmaya çalışıyorlardı”

“Kadir Gecesi’nden 1 hafta önce beni arayarak iftar yapmak amacıyla tekrar beni büroya çağırdılar. İftar için gittim. İftardan sonra Cihan isimli şahıs beni odasına çağırdı. Gittiğimde alkol alıyordu, mezesini bize hazırlattı. Daha sonra yine aynı şeyleri yaptı.”

"Beni odasına çağırdığında genelde odada tek başına oluyordu. Ancak dışarıda başkaları oluyordu. İki kapıyı kapatıyordu ama kapıyı kilitlemiyordu, çünkü dışarıdakiler kapıyı çalmadan girmedikleri için bu sürede toparlanma fırsatı buluyordu. Ne zaman yapmak istemesem zorluyordu, kızıyordu. Bir keresinde yapmak istemediğimde kızarak ‘git’ demişti. Ben de gittim. Ertesi gün arkadaşım beni arayıp ‘Dün bir konu var, bu konuyu konuşmamışsınız gel konuş’ dedi. Bunun üzerine tekrar büroya gittim. Konuşmak için Cihan isimli şahsın odasına çıktım. Odada rakı içiyordu. Odada başka kimse yoktu. Hem konuşmamı hem de aynı şeyleri yapmamı istedi. Kendisi de aynı şeyleri yaptı. Bunu yaparken bana bir şey demedi, elinde telefon vardı telefona bakıyordu. Bu esnada içeriye giren kimse olmadı. Bana ‘Biri görürse senin adın çıkar, senin için kötü olur’ diyordu. Ben bu esnada annem beni çağırıyor diyerek kendisinden izin istedim. Ancak bana izin vermedi. Cihan bana sürekli olarak ‘Çok hoşuma gidiyorsun. 10 numara yüzün var. Kendine iyi bak’ diyordu.”

“Son yaptıklarından sonra bir daha büroya gitmedim. Çünkü beni bu olaylara razı sanıp ileriye gitmesini istemiyordum. Ben gitmeyince Şeyhmus Demir isimli şahıs beni sürekli olarak çağırıyordu. Bu şahıs Cihan’ın danışmanıdır. Hatta telefonlarını açmayınca ‘Yürek mi yedin’ diye mesaj atmıştı. Hatta okulda olduklarıma inanmadıkları için görüntülü arıyorlardı ancak ben bir daha gitmedim.”