Meme ultrasonu için randevu almak isteyen hasta, ancak 26 Ocak 2024 tarihine randevu bulabildi.

Birgün'den Mustafa Bildircin haberine göre, Ankara İbn-i Sina Hastanesi’nde doktor, üç ay sonrası için meme ultrasonu istedi. Ancak meme ultrasonu için randevu almak isteyen hasta, ancak 26 Ocak 2024 tarihine randevu bulabildi.

ŞAKA Sanıldı! Türkiye'de Jandarmaya Yapılacak Alım İçin "Yunanistan Yapımı" Şartı Konuldu!  ŞAKA Sanıldı! Türkiye'de Jandarmaya Yapılacak Alım İçin "Yunanistan Yapımı" Şartı Konuldu! 

Sağlık Bakanlığı’nın, “Kanserde erken Teşhis hayat Kurtarır” sloganıyla yürüttüğü kampanya sonrası meme kanseri şüphesiyle tedavi gören hastaya, muayene tarihinden 1 yıl 2 ay sonrasına ultrason randevusu verilebilmesi gündem oldu.

Kanserde Erken Teşhis Hayat Kurtarır

Büyük tepki çeken konu ile ilgili AKP’nin sağlık politikalarını eleştiren CHP’li Taşcıer de, “Erken randevu da hayat kurtarır” sloganını hatırlatarak şöyle tepki gösterdi;

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'dan Kanser Haftası mesajı - Son Dakika Haberleri

“AKP sağlık sistemini öyle bir hale getirdi ki vatandaş kanserden ölüm döşeğindeyken teşhisini yeni alabiliyor. İbn-i Sina Hastanesi’nde tedavi gören bir hastaya, üç ay sonra yaptırması istenilerek meme ultrasonu çektir denmiş. Ama randevu 2022’de değil, 2023’te de değil, 2024’ün Ocak ayına verilmiş. İşte AKP’nin sağlıkta reform yaptık dediği sistemin hali budur. 2022 yılındayız, bir ultrason randevusu bile ancak 2024’e alınabiliyor. Türkiye'de kadınlar arasında en çok görülen kanser türü meme kanseri. Sağlık Bakanı, ‘Meme Kanseri Farkındalık Ayı’ kapsamında yaptığı açıklamada erken tanının ne kadar kolay olduğunu anlatıyordu. Bu kanser türünde erken tanı gerçekten de kolay, ama vatandaş ultrason cihazıyla yan yana gelemiyor. Nasıl erken teşhis alacaklar? Türkiye'de yılda yaklaşık 25 bin kadına meme kanseri teşhisi konuluyor. Bunlar randevu almayı başarıp teşhis alabilenler. Daha 2022 yılından 2024’e randevu verildiği bir ülkede bu sayının aslında çok daha fazla olduğu aşikardır. AKP’nin beceriksiz sağlık politikasının faturasını, halk sağlığından olarak ödüyor.”