Birçok kesim tarafından ve uluslararası tarihi arşivlerde bile yer alan "Osmanlı’da başta birçok padişah olmak üzere üst düzey yönetimde büyük bir Türk düşmanlığı vardı." sözleri ve savı ortaya çıkan belgeler ile adeta kanıtlandı.

Devletin en üst mertebelerinde Ermenilere, Rumlara yer veren Osmanlı’da son Padişah Vahdettin’in Türkleri aşağılayan sözleri ortaya çıkınca son zamanlardaki Vahdettin tartışmaları da adeta alev aldı.

Atatürk'ün rütbelerini, nişanlarını ve madalyalarını söktüğü bilinen Vahdettin'in Atatürk'ü ve silah arkadaşlarını idama mahkum ettiği Divan-ı Harbi Örfi kararını imzalaması ve Atatürk ve silah arkadaşlarının “katli vaciptir” fetvasını onay verdiği arşiv kaynakları ile sabitlenmişken şimdi de Yeniçağ'de yer alan haber de Türkler hakkında söylediği sözler gündem oldu.

Vahdettin Beş Karısını Düşmana Emanet Edip Öyle Kaçmış!.. – MustafaKemâlim

Yeniçağ'dan Erdem Avşar'ın gündeme taşıdığı habere göre Osmanlı’nın son Padişahı Vahdettin'in, milli mücadeleyi engellemek için elinden gelen her şeyi yaptı, sonra da İngiliz gemisine binerek ülkeden kaçtığı uluslararası basında da haber olduğu üzere, Vahdettin'in, sadece milli mücadeleye değil Türklere, Türklüğe de düşman olduğu hatırlatıldı ve tozlar altında kalan sözlerine yer verildi.

Kaynaklarda da geçitği üzere "Osmanlı'dan önce Anadolu'nun yüzde 80'i Türktür. Osmanlı bu oranı yüzde 50'nin altına indirmiştir." denilen haberde Vahdettin’in kendisinin de itiraf ettiği gibi Osmanlı, Yavuz Sultan Selim’den sonra tamamen Türkçülük karşıtı politika izlediği aktarldı.

Ümit Doğan sur Twitter : "Padişah Vahdettin İngiliz gemisiyle yurdu terk ederken. Ne yaparsanız yapın Vahdettin'den milli mücadele kahramanı yaratamazsınız. Uyduruk videolar çekerek onu Atatürk'ün başarısına ortak edemezsiniz. Tarih bir yerden karşınıza

Devletin son dönemlerinde en üst kademelere Ermeni ve Rumların doldurulması da, bunun bir yansımasıyken bu Türk düşmanlığının en somut örneği ise kaçak padişah Vahdettin’in Mısır’da yayımlanan bir makalesi olmuştu.

Refik Halid Karay’ın elde ettiği Mısır’da yayınlanan El Ahram gazetesinin 16 Nisan 1923 tarih ve 14024 sayılı nüshasında, Vahdettin makalesinde yer alan açıklamasında kaçışını aklamaya çalışırken, kendini savunmak için satırlarının arasına Türk düşmanlığını da şu sözler ile dillendirdiği aktarıldı;

Vahdettin'in Kaçışı – Turkish Forum

"Netice-i kelâm olarak şurasını beyan ederim ki, hilâfet meselesinin halli, dini, kavmiyeti, vatanı meşkuk ve mahlût (kuşkulu ve karışık), askerîden ve sünuf-u saireden (diğer sınıflardan) mürekkep bir şirzime-i kalile (küçük bir azınlık) ile, kısmen mükreh ve mücber (korkutulmuş ve zorlanmış) ve kısmen ahvalin ledünni-yatından (iç yüzünden) bî-haber olarak mugfel halinde (kandırılmış) bulunan beş altı milyonluk masum Türk kavminin selahiyeti dahilinde olmayıp, bu; üçyüz milyonluk âlem-i İslâmın tamamına taallûk edecek bir mesele-i azimedir."

Önce Yalanlama Geldi Sonra Deliller Ortaya Çıktı! Ve Suskunluk Başladı! Cemaat İnternet Sitesini Bile Kapattı! Önce Yalanlama Geldi Sonra Deliller Ortaya Çıktı! Ve Suskunluk Başladı! Cemaat İnternet Sitesini Bile Kapattı!

Bu arada ayrıca Sultan Vahdettin'in Osmanlı’nın Yavuz Sultan Selim’den sonra Türk saltanatı değil  Saltanat-ı Muhammediyye olduğunu da şu sözlerle savunuyordu;

Videonun Padişah Vahdettin'in İstanbul'un Anahtarını İngiliz Komutana Teslim Ettiği Anı Gösterdiği İddiası - Malumatfuruş

"Ceddim Osman Gazi’den Selim-i Evvel’e kadar Devlet-i Osmaniyye namıyla Türk Saltanatı (sayfa 10) var idi, Selim-i Evvel’den sonra ise bu saltanat hilâfetin inzimamıyla (eklenmesiyle) Saltanat-ı Muhammediyye haline geçmişti."

Mısır, “El-Ahram” gazetesinin yayınladığı, Ankara hükümetine ve Atatürk'e ağır hakaretler içerdiği belirtilen, Vahdettin'in meşhur 'Hicaz Bildirisi"nin Fransız arşivinden çıkan belge ise şöyle:

Bunların yanı sıra dikkat çeken bir diğer satırlar ise Kanuni Sultan Süleyman’ın has şairlerinden Taşlıcalı Yahya'nın “Türk-i ebter” yani, soysuz Türk diye aşağıladığı şu dizler oldu;

"Bî-namaz idi hem yüz-i kare
Düşmeyince başı inmezdi yere

O yüzü kara, alçak adam namaz kılmazdı
Başı kesilmeden, yere değmez.

Saray sekreteri Kadimi mahlaslı şair:

Türk’ü zannetme ki ola âdem
Türk ile oturma durma bir dem

Ser-i Etrak’i kesip hiç yime gam
Uktül-üt Türk’e velev kane ebak

Türk’ü sakın insan sanma
Bir an bile asla gelme bir araya

Türklerin başını üzülmeden kes
Baban bile olsa Türk’ü katlet"


Meşhur şair Nef’i de şöyle diyor:

"O faziletle bak eşek Türk’e
Asrının hâce-i efdali görünür

O anlayışla bak eşek Türk’e
Çağının seçkin hocası görünür.

Gider ol Türk-i dûnı kim dahi
Torbasında seferceli görünür

Uzaklaştır o aşağılık Türk’ü ki
Torbasında ayvası görünür (donunda götü görünür)

Türk’e Hak, çeşme-i idraki haram etmişdir
Eylese her ne kadar sözünü sihr-i helâl

Allah,Türk’e akıl çeşmesini haram etmiştir
İsterse sözlerini sihirlerle bezesin"

Sonuç itibari ile "Padişah hocası sayılan tarihçi Sadettin Efendi de Türk’ten söz ederken, Etrak-ı bî-idrak, yani "Akılsız, anlayışsız aptal" Türk, der." denilen Yeniçağ haberi sosyal medyada uzun süredir var olan Vahdettin ve Osmanlı kavgasında sunduğu belgeler ile gündem oldu.