Yeniçağ Gazetesi yazarı Selcan Taşçı'nın, SADAT’ın CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun yayınına verdiği reklamı odağına alarak kaleme aldığı yazısı kullanılan ifadeler ile gündem oldu.

Türkiye'nin gündemine tekrar bir reklam ile giren SADAT hakkında "Eğit-donatçı geldi haaaanımmm!" başlıklı ilginç bir ifade ile başlayan yazı çok daha ilgi çekici ifadeler ve iddialar ile sosyal medyada gündem oldu.

Selcan Taşçı'nın "Tam da seçim ikliminin karanlık kurşunlarla mı belirleneceği şüphesi sırasında…" sözleri ile yaşanılanlara dikkat çekerken kullandığı "Hiçbir bilinçaltı mesajı içermediğini düşünmek, Polyanna'ya rahmet okutan bir safiyet olur." demesi tüm gözleri bu yazıya çevirmedeki detaylardan sadece bir tanesi oldu.

Mevzu SADAT reklamının aslında bir siyasi konuğun programında değil hiçbir zaman yayınlanmaması gerektiğini açıklayan günün ismi Selcan Taşçı'nın yaşanılan durumu "Bu, "Eğit donatçı geldi haaaanımmm! Ordular kurarım! Savaşlar kazandırırım!" Gibi bir şey değil ki, duyan "Bana da sar oradan iki tabur, beş cephanelik" filan desin!" şeklindeki trajikomik ifadeler ile anlattığı yazısında dikkat çeken ve adeta dillere dolanan bölümler şöyle oldu;

Selcan Taşçı'nın yeni kitabı çıktı

"Tam da, siyasi suikastları tartıştığımız bir ortamda…

Tam da, seçim ikliminin, gün ortasında sıkılan karanlık kurşunlarla mı belirleneceği şüphesinin belirdiği sırada…

Tam da, seçim güvenliği endişesinin tavan yaptığı anda…

Korku Filmi Gibi Ama Değil! Sipariş Edilen Gübreden Öldürülen Kadın Bedeni Çıktı! Korku Filmi Gibi Ama Değil! Sipariş Edilen Gübreden Öldürülen Kadın Bedeni Çıktı!

Tam da, yine yeni bir düzen oluşturmak uğruna düzensizlik/kaos şartları mı olgunlaştırılıyor acaba kaygısı içindeyken…

Bir televizyon kanalının ekranında, o sırada ekranda bulunan ana muhalefet partisi liderini hedef alıyorlarmış gibi algılanmaya son derece müsait bir grup silahlı adamı göstermenin…

Hiçbir bilinçaltı mesajı içermediğini düşünmek, Polyanna'ya rahmet okutan bir safiyet olur.

Ki…

Cehenneme giden yolların yapı taşı olduğu savunulan bir haletiruhiyedir bu!

......

Her ne kadar, Cumhurbaşkanı'nın eski danışmanı da olan kurucusu Adnan Tanrıverdi, "Ben 70 yaşından sonra para kazanmak için bu şirketi kurmuyorum" diyor olsa da, oğlu Melih Tanrıverdi'yi referans alalım ve SADAT'ı "sadece" bir ticari kuruluş kabul ederek devam edelim.

SADAT'ın kurucusu olan Adnan Tanrıverdi, temel gayesi ASRİKA projesini hayata geçirmek olan ASSAM'ın da Genel Başkanı mı?

Evet.

Yine SADAT'ın da kurucuları ve yöneticileri arasında bulunan Ersan Ergür, kendini ASRİKA projesini uygulamaya adayan ASSAM'ın da yöneticisi mi?

Evet.

ASRİKA, "Başkenti İstanbul, resmî dili Arapça olan ve kendine ait para birimi, anayasası bulunan bir İslam Birliği Konfederasyonu oluşturma"  projesi mi?

Evet.

Keza, Tanrıverdi, laikliğin Anayasa'dan çıkarılmasını talep ediyor mu?

Evet.

Bütün bunlar Anayasal garanti altında bulunan değerlere ve dahi Anayasa'nın değiştirilmesi dahi teklif edilemez nitelikteki maddelerine karşı mı?

Evet.

Hukuk devleti niteliği sakatlanmamış herhangi bir ülkede Anayasal düzene karşı suç girişimi sayılabilir, soruşturmaya uğrayabilir mi?

Evet.

....

Kabiliyetlerini, jest, mimik ve imadan niyet okuyacak kadar geliştiren RTÜK, para karşılığı "özel kuvvetler" kuran, cephane tasarlayan, eğiten-donatan bir yapının reklamını "görecek" midir, "görmezden" mi gelecektir?

....

Kendi kurumsal internet sitelerine göre, söz konusu "ticari kuruluş", "bölük, tabur, alay, tugay, tümen, kolordu, ordu, kuvvet seviyesinde birlikler, dolayısıyla ordular kurmak", "anahtar teslim özel kuvvetler tesis etmek", "sınır dışı özel operasyon kuvvetlerinin teşkilat ve malzemelerini planlamak", "karargâh ve cephanelikler inşa etmek", "eğitmek ve donatmak" gibi işlerle meşgul olduğuna göre bir televizyon reklamıyla kime hitap etmeyi/ulaşmayı hedefliyor olabilir?

Ayşe Teyze, komşusu Hayriye Hanım'ı sindirebilmek için özel birim kurduracak değil herhalde!

Yahut, Yakup Amca emeklilikte oyalanmak için bir poligon sipariş etmeyecek!

Tavukları karışan iki köy evi arasındaki sınır güvenliğine mi talipler!

Bu, "Eğit donatçı geldi haaaanımmm! Ordular kurarım! Savaşlar kazandırırım!" Gibi bir şey değil ki, duyan "Bana da sar oradan iki tabur, beş cephanelik" filan desin!

...