Ankara'da uğradığı silahlı saldırı sonucu 30 Aralık'ta öldürülen eski Ülkü Ocakları Başkanı Sinan Ateş cinayetinin yankıları sürerken, ortaya peş peşe çıkan detaylar da ağızları açık bırakmaya devam ediyor.

Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş'in öldürülmesine ismi karışanlar uyuşturucu ticareti, tetikçi, polis... gibi dikkat çeken sıfatlardan oluşunca önce siyasilerin şaşkınlığı ve tepkisi ile siyaset gündemi karıştı, sonra ise ortaya çıkanlar film senaryosu gibi olunca da televizyon dünyası da işin içine girdi.

Neden mi bahsediyoruz? Türkiye'nin en saygın, en üretken senaristi Gani Müjde'nin bile ilgisini çekip "pes" dedirten cinayet detaylarından....

Eski Ülkü Ocakları Başkanı Doç. Dr Sinan Ateş cinayetine ilişkin soruşturma kapsamında tutuklanan ve firari tetikçi Eray Özyağcı’yı İstanbul’dan bir transporter araçla Ankara’ya getirdikleri belirlenen iki özel harekat polisinin ifadeleri ortaya çıkmıştı ki, duyanlar şaşkınlığa gömülürken, usta senarist Gani Müjde'den ses geldi.

Sosyal medya, adeta bir yılan hikayesine dönen Sinan Ateş cinayeti ile sallanırken, konu ile ilgili en dikkat çekici ve açıklayıcı yorum birçok jenerasyonun hikayeleri ile büyüdüğü usta senarist Gani Müjde'den geldi. Evet en "açıklayıcı" dedik çünkü zira etkileşim rekoruna doğru koşuyor usta senaristin konu ile ilgili tespiti.

Bu arada Gani Müjde, yankıları ve karmaşası devam eden adeta Türkiye'nin ikinci Susurluk vakasına dönen cinayet için sosyal medya hesabından "Uyuşturucu kuryesi bir tetikçi,onu cinayet mahalline götüren polis,tetikçiyi polise emanet eden yıllardır aranan bir katil,suçluları saklayan bir milletvekili... Pes valla...Bu senaryoyu bir senarist yazsa "Böyle şey olur mu canım?" diye kanaldan geri döner senaryo."  derken dahası da geldi....

ÇOK DAHA FAZLASI GELDİ!

Sinan Ateş cinayeti son dakika: Tetikçi aranıyor! Eski Ülkü Ocakları Başkanı Sinan Ateş cinayetinde gözaltı 5'

Yeniçağ gazetesi yazarı Yavuz Selim Demirağ, Sinan Ateş cinayetine adı karışan MHP'nin Mersin milletvekili Olcay Kılavuz'u odağına aldığı son yazısında perde arkasını olay yaratan iddialar ile açıkladı.

"Bahçeli, partisini iktidarın aparatı haline getirince Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı ve yöneticiliği yapan gençlik önderleri isyan etti." diyerek MHP'de imza toplayarak isyanı kurultaya taşımak isteyen Ülkü Ocakları Genel Başkanlarından Musavat Dervişoğlu'dan Servet Avcı'ya kadar istifaları hatırlatan Demirağ'ın satırları ve iddiaları da oldukça ses getirdi.

Demirağ, referandumda hayır oyuna çağrı yapan Suat Başaran, Harun Öztürk, Azmi Karamahmutoğlu, Ulvi Batu gibi isimlerden sonra birçok ismin ihraç edildiğini ve sonrasında Ülkü Ocakları Genel Başkanlığını 8 yıl yapan Alaattin Aldemir'in de zaten CHP'ye katılması ile geride sadece merhum Sinan Ateş'in kaldığını, MHP'nin Mersin milletvekili Olcay Kılavuz'u hatırlatarak ve gençlik teşkilatından elini çekmediğinin altını çizerek, Sinan Ateş cinayetinin perde arkasını şöyle anlattı;

HERŞEY BAHÇELİ'NİN AMELİYATI SONRASINDA BAŞLADI

"Sinan Ateş'in istifaya zorlanmasının sebeplerini de özetleyelim. Ateş'in, D. Bahçeli'nin kalp kapağı ameliyatı sırasında kendisine yöneltilen: "Bahçeli hastaneden çıkamazsa ne olur?" sorusuna: "Başbuğ Türkeş öldü. Yerine Bahçeli seçildi. Emr-i hak vaki olursa yerine başka bir ülkücü seçilir. Unutmayın ki Fatih, İstanbul'u fethettiğinde 21 yaşındaydı" sözlerinin üzerine zam yapılıp Bahçeli'ye iletildi.

Rüyasında bile MHP Genel Başkanlığını görenlere tahammül edemeyen Bahçeli çok öfkelendi. Ateş'e bazı milletvekilleri ve parti yöneticileri yurdun çeşitli yerlerinde görevli Ülkü Ocağı başkanlarının görevden alınmasını, yerine şu ismin getirilmesini talep ettiler.

TEŞKİLATLARA SOKULMAYACAK

Ateş uygun lisan ile bu ricaları yerine getirmediği için şikayetçileri arttı. Ardından Fesli Kadir ve Yavuz Bahadıroğlu ile ilgili zehir zemberek tavrı AKP'nin kurmaylarından Bahadıroğlu'nun oğlu Mücahit Birinci'nin "Cumhur İttifakı'na zarar veriyor" açıklaması bardağı taşırdı.

Görev süresi boyunca on binlerce nutuk dağıtan, Atatürk ve Türk tarihi konusunda ortaokul ve liseli gençlere ücretsiz kitap dağıtan Sinan Ateş'e bir de "Fetöcü" yaftası yapıştırılıp, "Teşkilatlara sokulmayacak" mesajları yayınlandı. Tehditler, hakaretler suikasttan sonra sosyal medyadan sinsice silindi...

BAHÇELİ SONRASI YAPILANMA İTTİFAKI

Tüm muhalifler tasfiye edilip dikensiz gül bahçesi haline dönüşen MHP'de tek endişe sağlık sorunları olan Devlet Bahçeli'nin ölümünden sonraki yapılanma oldu. Kulislerde bir dönem konuşma metinlerini yazan İstanbul Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı İzzet Ulvi Yönter'in "Prens" olarak hazırlandığı iddiaları yayıldı. Uzun yıllar Genel Sekreterlik yapan İsmet Büyükataman bu söylentilere anında olumsuz düşüncelerini açıkladı. Teşkilat Başkanlığı, Parti Sözcülüğü gibi görevler yüklenen Semih Yalçın'ın kendisine göre yapılanma ile Olcay Kılavuz ve Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yıldırım ile ittifak kurduğu iddia ediliyor.

İSMİ ÖNE ÇIKINCA...

MHP'de gençlik kesiminin kongre ve kurultaylarda belirleyici olduğunun altını çizmiştik. İzzet Ulvi Yönter için yapılan anketlerde esamisi okunmadığı ortaya çıktı. Bu ölçümün sürpriz sonucu Sinan Ateş idi. Bahçeli gibi akademisyen, Türkçü, dini hassasiyetleri, Atatürkçü tavrı ile "Bahçeli sonrası alternatif" kişiliği bu iş için avuçlarını ovuşturanların canını sıktı.

Türkiye’de Dijital Platformlarda En Çok İzlenen Dizilerin Listesi Yayınlandı! Ve Yine Behzat Ç. Dendi! Türkiye’de Dijital Platformlarda En Çok İzlenen Dizilerin Listesi Yayınlandı! Ve Yine Behzat Ç. Dendi!

Sinan Ateş ihraç edilmediğine göre karizması çizilmeliydi. O'nu davet eden, çeşitli illerde gezdiren, tanıtanlara saldırıldı. Arabaları silahla tarandı. Demir çubuklarla dövüldü. Fakat yükselişi engellenemiyordu. Yakın takibe alındı...

TETİKÇİ BEĞENMEDİLER

İddialara göre 4 önemli isim sık sık bir araya gelip "Bertaraf etme planı" hazırladılar. Ankara-Çubuk ilçesinden maceraperest bir tetikçi adayı bulup, eğitimden geçirdiler. Takip ve provalarda korktuğunu, bu işi beceremeyeceğini anladıkları için işi profesyonellere havale etmeye karar verip, İstanbul'daki uzantılarına haber gönderdiler. Sonuçta paranın açamayacağı kilit yoktur. Cinayet, gasp, uyuşturucu suçlarına bulaşmış, kaybedeceği bir şeyi olmayan çete üyelerinin avukatlığını yapanlar, cezası kesilmiş, firari sanıklarla irtibat kurup, tıpkı FETÖ metodu ile "Gizli tanık" formülü gibi "Korumalı tetikçi" buldular...

Yurt dışına kaçmış cinayet konusunda profesyonel tetikçileri Gürcistan üzerinden İstanbul'a getirdiler. Ceza indirimi, yeni kimlik ve yakalanmama garantisi yanında bizlerin aklına gelmeyen astronomik rakamlarla suikast konusunda anlaştılar. Kriminaller uyuşturucu ve diğer ihtiyaçları için avans istediler. Bir yöneticinin eşi hesabından harçlık niyetine üç defada toplam 97 bin TL hesaplarına yatırıldı. Tetikçilerin çete reislerine dolar cinsinden avansları ödendi. Sonuçta cinayetten aranan tetikçilerin güvenli bir şekilde infaz için Ankara'ya getirilmesi gerekiyordu.

Başkentte kafeterya zinciri ve çeşitli şirketleri olan ve ismi tüm kesimlerce bilinen birinin Gölbaşı'ndaki çiftliğine gelip, irtibatlı kişiye teslim edildiler. İki gün boyunca atış talimi yaptılar. Olayda kullanılan motosiklet ve silahları ise bir başka yönetici tarafından temin edilip "Operasyonun" lojistik konuları da çözülmüş oldu..."