Bizimle iletişime geç
Haber.TC

Haber.TC

Mutlu Olmak Kolay Mı ?

Her An Haber

18 Temmuz 2020 Cumartesi 11:14:07

Mutlu Olmak Kolay Mı ?

Freud “insan mutlu olmak ister o yüzden berbat haldedir.” der ve haklıdır da mutluluğu ulaşılması gereken bir sonuç olarak görmekten ve ulaşmak için yanına tık koyulacak bir çok şartın olduğu bir liste olarak idealize etmekten kaynaklı olarak mutluluk bir türlü ulaşılamayan zirve, biz insanlar da yamaçlarında bin bir sıkıntı ile o dağa tırmananlarız.

Freud “insan mutlu olmak ister o yüzden berbat haldedir.” der ve haklıdır da mutluluğu ulaşılması gereken bir sonuç olarak görmekten ve ulaşmak için yanına tık koyulacak bir çok şartın olduğu bir liste olarak idealize etmekten kaynaklı olarak mutluluk bir türlü ulaşılamayan zirve, biz insanlar da yamaçlarında bin bir sıkıntı ile o dağa tırmananlarız.

Ortalama elli, altmış yıllık bir ömürde durup dinlenmeden hep mutluluğu arayan… Oysa ki bırakabilseydik akışına, her şeyin en iyisi, en güzeli bende olmalı döngüsüne düşüp o döngüde kaybolmasaydık ki en büyük sebebi de sosyal medyadır bunun belki sahip olduklarımızın mutluluguna varabilirdik en azından..

Bir kez geldiğin bu dünyada çok kasmaya da gerek yok. Yarın yok, an var. Tebessüm sadakadır. Sokakta bir çocuğa tebessüm edin bakın onun o gözündeki ışıltı nasıl mutlu ediyor sizi.

Kırıntılarla yaşamayı bilmek demektir mutluluk. Çok şey beklemezseniz ve hayatın size verdiklerini alırsanız mutlu olursunuz.

Mutsuzluğun da bu işin bir parçası olduğunu unutmamak gerekir. Nasıl ki gece ve gündüz kavramları birbirini tamamlıyor, yani gece olmasaydı gündüz de olmazdı; aynı şekilde mutsuz olduğumuz anlar olmasaydı mutluluğun da kıymetini bilemezdik. O yüzden mutsuz olduğumuz anlarda da bunun geçici olduğunu ve hatta mutlu olmanın tadını almak için mutsuz olmamız gereken zamanlar da olduğunu kabul edersek totalde daha mutlu olabiliriz diye düşünüyorum.

Mutlu olmak çok ilginç bir duygu hatta kabaca bütün hayatımız mutluluk üzerinden ilerliyor denilebilir. Mutlu olduğumuz işte çalışmak istiyoruz, mutlu olduğumuz insanlarla vakit geçirmek istiyoruz vs. Mutlu olmak hayatımızı şekillendiren en önemli parçamız olmuş durumda. Farklı anlamlar yüklüyoruz mutlu olmak için hayata, insanlara karşı iyi dileklerimizde, dualarda genellikle ilk mutlu olmasını diliyoruz sonra para, pul,sağlık,huzur gibi şeyleri.

Bir insanı sürekli aynı şekilde mutlu etmek bir zaman sonra yapılan eylemi anlamsız kılacaktır çünkü artık eylemin getirdiği mutluluk, maalesef doyum noktasına ulaşmıştır.

Mutlu olmanın tehlikeli olduğu kısım bundan sonra başlıyor denilebilir. Çünkü insan her doyum noktasına ulaştığında fazlası için arzular, tatmin olmamaya başlar ve beraberinde mutsuz olmaya başlar.

Mutlu olmak kabiliyet de gerektirir. bir tür istidat, bir yatkınlık gerektirir en azından.

Bir takım optimizmi kendinden menkul “uzman”a göre, bir kalemi dişlerinizin arasında bir süre yatay şekilde tutup yüzünüzü sırıtmaya zorlarsanız önce vücudunuzu, ardından da zihninizi mutlu olduğunuza ikna edebilirsiniz.

İzninizle ben bu noktada biraz güleceğim, hem belki bedenim ve zihnim de mutlu olduğuma inanır böylece. Ha ha ha..

Mutluluk bir eğilim işidir. İçinizde varsa ne güzel, maddenin içindeki ışığı görürsünüz. Eğer yoksa… İşte o zaman tıpkı yeteneksiz bir müzisyen ya da sporcu gibi egzersiz yapmanız gerekir. Sürekli denemeniz, aramanız, çaba göstermeniz ve ardı arkası gelmeyecek hayal kırıklıklarına kendinizi hazırlamanız gerekir. Ve sonunda elde etseniz dahi, mutluluk, size başkalarına yakıştığı gibi yakışmaz. Ve de nasıl elinizde tutacağınızı bilirsiniz. Birileri “en sıradan ezgilerden sevinçler devşirir” iken siz tezgahtaki en güzel elmada bir kurt yeniği bulmayı başarırsınız. Evren de size malzeme vermek konusunda hiç cimri değildir, inanın…

Hasılı, mutlu olmak bir yetenek işidir. İnsan çaba göstererek olsa olsa neşelenebilir. neşeyse anlıktır. An geçer. mutsuzluk kalır.

Mutluluk adına savaşın. Dünyaya gelmek bir saldırıya uğramaktır. Doğan bebek havanın ciğerlerine olan saldırısının verdiği acıyla haykırır. Soğuk saldırır bize, sıcak saldırır. açlığın, hastalığın, korkunun saldırılarını savuşturma yoluyla yaşarız, Hayatta kalırız. Yaşıyor olmak, savaşıyor olmaktan başka bir şey değildir. Bir gün son nefesimizi verdiğimizde bize yapılan ilk saldırıyı tamamen püskürtmüş oluruz ve savaş bitmiştir.

Başkalarının hayatlarına bakmayı bırakın. Ahmet’in sevgilisi var ama senin yok diye üzülürsün, Ayşe tatile çıkmış sen evde pinekliyorsun diye üzülürsün, başkalarında olup sende olmayan şeyleri gördükçe sende olup başkalarında olmayan şeylerin değeri kalmaz gözünde. Senin işin var ama Mehmet’in yok, sen sağlıklısın ama Fatma hastaneden gelemiyor mesela ama farkında bile değilsin. Mevcut durumunu iyileştirmeye çalışma, sana ne veriliyorsa koyun gibi kabul et demiyorum elbette ama hep kendinden yukarıdakine bakıp gıpta edersen hiçbir zaman mutlu olamazsın. Ne kadar yükselirsen yüksel her zaman senden yukarıda birileri olacak, bunun sonu yok unutma. Anı yaşamayı ve şükretmeyi öğren..

Kendinizi sevin, onaylayın, kabullenin. Kendinizin en iyi versiyonu olmaya çabalayın. Bilge kağan nasıl dediyse, “Türk milleti için gündüz oturmadım, gece uyumadım. Ölesiye, bitesiye kadar çalıştım.” Siz de bunu kendiniz için yapın. Bunu siz yapmazsanız kimse sizin yerinize yapmaz bunu unutmayın. Son olarak (iyi hissetmek) adlı kitaptan en sevdiğim canım sıkıldıkça okuduğum, kendime gelmemi sağlayan yeri paylaşayım.

 

“Sevgi erişkin bir insanın ihtiyaç duyduğu bir şey değildir. Diğer insanlarla sevgi dolu ilişkiler kurmak istemek doğaldır. Bunda yanlış bir şey yoktur. Sevdiğiniz birisiyle güzel bir ilişki içinde olmak çok keyiflidir. Ancak, yaşamak veya mutluluğunuzu tepelerde yaşayabilmek için dıştan gelen onaya, sevgiye ve ilgiye gereksiniminiz yoktur.”

Yapacağınızı ertelemeyin, yiyeceğiniz varsa yiyin. Göreceğiniz bir şey varsa görün. Yaptığınız için pişman olmak, fırsatınız varken yapmadığınız şey için pişman olup, ah vah etmekten daha iyidir. Çünkü her geçen gün siz dünkü siz olmuyorsunuz.

Unutma bu hayata sadece bir kere geliyorsun ve o son nefesten sonra yoksun. Artık yoksun. Bitti. Gözünü açıp kapayasıya kadar zaman geçiyor. Unutma zamanı durdurmak imkansızdır. Bugün yapmak istediğin bir şeyi yarına bırakma. Acele et demiyorum ama düşün taşın ve en uygun zamanda gerçekleştir bunu.

Ne olursa olsun, hiçbir şeyin bağımlısı olmayın. Her şey vazgeçilir olsun. O zaman her şeyden biraz tadabiliyor, değeri ve zamanı kadar faydalanabiliyorsunuz. Her şeyin fazlası eninde sonunda zarar veriyor. Başta mutluluk vermesine kanmayın. Unutma kimse senden daha değerli değil, sen kendini düşünmezsen kimse seni düşünmez.. Mutlu yarınlara..

Devamını Oku
Yorum yapmak için tıkla

Bir cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yukarı