Ülkede ekonomi politikalarına ve yaşananlara tepkiler yükselirken, artık sadece vatandaşın değil, iş dünyasının da durumdan etkilenmeye başladığını son zamandaki açıklamalarından gördüğümüz TÜSİAD bu defa adeta isyanında vites yükseltti.

Türkiye'de yaşanan yoksulluk sonrası, iş dünyasından da rahatsızlıklar başlamışken ilk ses yükseltenlerden olan ve iktidar partisi ile artık açıkça ters düşmeye başlayan TÜSİAD gösterdiği tepki ve eleştirileri bir adım öteye taşıması ile de ayrıca dikkat çekti.

Bloomberg HT’ye konuk olan TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan, para ve maliye politikalarının iş dünyasına etkisini değerlendirirken “Düşük TL ve ucuz iş gücü ile Türkiye’nin rekabet gücünün sürdürülebilir olabileceğini düşünmüyorum. Bu, 50 yıl önce Uzak Doğu’nun stratejisiydi. Rekabetçi kur ucuz, iş gücüyle ihracatı büyütmek. Bunları yaptığınızda 5-6 ay nefes alıyorsunuz ama sürdürülebilir hale getiremiyorsunuz.” dedi.

ŞOK HABER! Merkez Bankası KKM'de Faiz Sınırını Serbest Bıraktı! Peki Neden? Ve Ne Anlama Geliyor? ŞOK HABER! Merkez Bankası KKM'de Faiz Sınırını Serbest Bıraktı! Peki Neden? Ve Ne Anlama Geliyor?

Erdoğan-TÜSİAD barışı: 'İhanet'ten 'hasret ve muhabbet'e...

Nitelikli insan kaynağı olan şirketlerin ileride daha rekabetçi olacağını belirten Turan, katıldığı programda öncelikle, Türkiye’deki istihdam piyasasına ilişkin yaptığı yorumda, katma değerli üretim yapılabilmesi için ara eleman sorununun çözülmesi ve bu konuda bir ulusal stratejinin oluşturulması gerektiğini söylerken de “Bugün en önemli şey nitelikli insan kaynağı. Nitelikli insan kaynağını kaybetmeyip, onları Türkiye’ye çekmemiz gerek.” dedi.

Turan 2023 yılı asgari ücret tutarına ilişkin “Enflasyonun üzerinde, refah payı olan bir asgari ücret artışı olabilir. İşveren çalışanını enflasyona karşı korumak zorunda.” ifadeleri ile de gündemde yerini aldı.

İhracatın Euro/Dolar paritesinden olumsuz etkilendiğini belirttiği konuşmasında, Eylül’den itibaren ihracattaki yavaşlamayı net bir şekilde gördüklerini dile getiren Turan, işletme sermayesi ve şirketlerin krediye erişimi hakkında yaptığı değerlendirmede ise şu dikkat çeken ifadeleri kullandı:

“2022’de şirketlerin işletme sermayesi ihtiyacı arttı. Geçen yıl 100 bin dolar işletme sermayesi olan bir şirketin 200, hatta 400 bin dolara ihtiyacı var. Reel sektörün finansmana erişimi rahat olmalı. Son dönemde finansmana erişim ihracatçı firmalar dışında çok kolay değil. Ticari kredilere erişimin rahat olduğunu keşke söyleyebilseydik. Yatırım kredilerine ulaşmak, uzun vadeli kredi almak kolay değil. Şirketler için kredi limitlerinin artması gerek.”